1.Bölüm (Uzun
zaman önce – 1990) : Altın Çağ
Mayıs 1977‘deki
o tarihi günden beri Yıldız Savaşları dünyadaki birçok
insanın zihninde yer etmişti. Bu fenomenin video
oyunları endüstrisine transfer olması çok uzun sürmedi.
Parker Kardeşler 1982 ve 1983’de Atari 2600 ve
Intellivision sistem için geliştirdikleri oyunlarla bu
lisansdan yaralanan ilkler oldular.
İlk Yıldız Savaşları oyunu The Empire Strikes Back,
Hoth’taki Asi üssü üzerine kuruluydu. Bu oyun, bilim
kurgu severler için favori filmlerinin bir uzantısı
olarak yapılmış bir yenilik niteliğindeydi. Bu oyun
ESB’nin epik savaşını oturma odalarına taşıyan bir
teşebbüstü ve yeni bir dönemin belirleyicisiydi.

Ne yazık ki, Parker
Kardeşler’in daha sonraki oyunları, The Empire Strikes
Back’in yarattığı türden bir tecrübeyi ortaya çıkarmakta
başarılı olamadı. Return of the Jedi: Death Star Attack,
oyuncuları Kessel yolculuğunu 12 parsekten* daha azda
yapan Binyıl Sahini’nin koltuğuna oturtarak ESB’nin
ünvanını sürdürmek konusunda doğru bir adım attı, fakat
oynanışta hiçbir ilerleme yoktu. Birkaç TIE Savaşçısı’nı
ortadan kaldırdıktan, bir uzay istasyonundaki çok güçlü
bir silahı yok ettikten ve Ölüm Yıldızı’nın kalkanındaki
rasgele bir delikten geçtikten sonra Binyıl Şahini ile
bu tesisi ortadan kaldırıyordunuz. Temelde bu diğer bir
“temizle, durula, tekrarla” türü bir fikirdi.
Elbette ki bu iki oyun üçüncü bir 2600 oyunuyla birlikte
fanlara aradığından çok daha fazlasını verdi. 1983’te
çıkan Jedi Arena sadece adıyla bir Star Wars oyunuydu,
çünkü filmlerden hiçbir sahneyi canlandırma telaşına
bile girmiyordu. Bu Atari 2600 oyunu arenanın iki
tarafında sabit duran iki Jedi’ı karşı karşıya
getiriyordu. Elinizdeki ışın kılıcıyla kendinizi lazer
ışınları atan droidden korumanız ve onu rakibinizin
kalkanını yok etmeye yönlendirmeniz gerekiyordu. Birçok
hayranı düş kırıklığına uğratan bu oyun, sonraki sekiz
yıl içinde ev konsolları için üretilen son oyundu.

1980’lerin
başları, ABD arcade endüstrisinin ciddi olarak kendini
göstermeye başladığı ve Star Wars’un da Atari’nin 1983
tarihli jetonla çalışan konsolunda yeni bir başarı
yakaladığı dönemdi. İlk Ölüm Yıldızı’nının üstünde
gerçekleşen epik savaşın tekrardan yaratılması olan bu
uçuş simülasyonu, en son Gamecube için çıkan Rebel
Strike'a ek bir parça olarak olmak üzere, güneş
altındaki hemen hemen her oyun sistemine konuldu. filmin
kendi seslerini kullanması ve çığır açan vektör
grafiklere sahip olmasıyla, bu oyun lisanslı oyunlar
için çıtayı çok daha yükseklere çekti.

Star Wars jetonlu
makinelerinden sonra Atari, 1984’te Return of the Jedi
ile tekrar damgasını vurdu. Orijinal arcade oyundaki
birincil-şahıs perspektifinden ayrılarak izometrik bir
bakış açısıyla oyunculara içi boş kütüklerin içinden
sürat motosikleti sürme, ikinci Ölüm Yıldızı’na
saldırıda Binyıl Şahini’ni kullanma ve Endor’un yüzeyi
boyunca AT-ST yönetme imkanı verdi. Grafikler sprite
tabanlı renkli bir hale gelirken oynanış da
hızlandırılmıştı. Genel olarak harika bir oyundu ama
asla orijinal Star Wars arcade oyunu gibi yaygın olmadı
ve Rebel Strike’da ek özellik olarak konulana kadar da
pek fazla hatırlanmadı.

Kronolojik olarak
arcade oyunların piyasaya sürülüşlerinde yersiz olsa da
The Empire Strikes Back 1984 yılının sonlarında çıktı.
Önceki Star Wars arcade kabinine yükseltme olarak
çıkarılan ESB de orijinali ile aynı teknoloji ile
yapılmıştı. O sıralarda oyuncular, Hoth arazisinin
üzerinde Kar Süratçisi, asteroit kuşağında da Binyıl
Şahini'ni yönetmek için, şu an bilinen XY ekseni
sistemini kullanıyorlardı. Oyun Atari'nin son Star Wars
oyunu Return of the Jedi'dan daha da zor ve kötüydü ve
bu Star Wars oyunlarının altın çağının bitişiydi.
|