Giriş

Mayıs 1973

Mayıs 1974

Temmuz 1974

Ocak 1975

Ağustos 1975

Mart 1976

Giriş
George Lucas uzayda geçen bir destan yaratma fikriyle 1971'de ilgilenmeye başladı. ''Başlangıçta bir Flash Gordon filmi yapmak istiyordum'' diyor Lucas, ''fakat karakterlerin haklarını alamadım. Bunun üzerine ben de araştırmaya başladım ve geriye dönerek Alex Raymond'un (Flash Gordon'un yaratıcısı) fikirlerini nerede bulduğunu öğrendim. Gerekli ilhamı Edgar Rice Burroughs'un eserlerinde, özellikle de 'John Carpenter of Mars' serisi kitaplarında bulmuş olduğunu keşfettim. Bu serileri okudum ve Burroughs'u motive eden şeyin de Edwin Arnold tarafından yazılıp 1905'te yayınlanan 'Gulliver On Mars' isimli bilimkurgu-fantazi eseri olduğunu öğrendim. Bu türde karşılaştığım ilk hikayeydi bu. Jules Verne de oldukça yaklaşmıştı sanırım, fakat onun hiç uzay yaratıklarına karşı savaşan bir kahramanı ya da başka bir gezegende geçen maceraları olmadı. Bu fikirden yepyeni bir tür ortaya çıktı.''

''Star Wars projesi daha 'American Graffiti'yi çekmeye başlamadan önce aklımdaydı'' diye ekledi Lucas, ''American Graffiti'yi yönettikten sonraki ilk tatilimizde karım Marcia'yla Hawaii'ye gittik. Orada olduğum sürece sürekli yazmam dışında harikaydı. Şimdiden Star Wars üzerinde düşünmeye başlamıştım. Bir yönetmen işini stüdyoda bırakabilir, ama bir yazar bunu yapamaz. Her zaman kağıt ve kalem mevcuttur. Bir yazar yataktan her kalkışında ne yapıyor olması gerektiğini ve bunu gerçekten yapıp yapmadığını düşünür. Sürekli problemleri arar. Ben daima yanımda bir not defteri taşır, oturup yazarım. Korkunç birşey bu, ve bir türlü kurtulamıyorum ondan.''

Düşünme süresi boyunca Lucas ne yaratmak istediğinden emin olduğuna karar verdi, ''Bir aksiyon filmi yapmak istiyordum-dış uzayda geçen bir film, Flash Gordon'da olduğu gibi. Işın tabancaları, uzay gemileriyle kovalamacalar, karşılıklı ateş etmeler. Uzayda geçen büyük bir savaş istiyordum, it dalaşı türü birşey. Yaşlı bir adam ve bir çocuk hakkında bir film istiyordum. Ve yaşlı adamla çocuk arasında öğretmen-öğrenci türü bir ilişki olmasını istiyordum. Yaşlı adamın ayrıca bir savaşçı gibi olmasını da istiyordum. Bir prenses de istiyordum, fakat onun klasik yardıma muhutaç pasif kadın olmasını istemiyordum. Sonuçta, senaryonun pek çok müsveddesinden ortaya çıkan malzeme açıkça okuduğum ve izlediğim bilim kurgu ve aksiyon-maceralardan etkilenmişti. Ve ben bu türden çok fazla örnek görmüştüm. Bütün etkenlerin bir arada çalıştığı klasik bir uzay fantazisi yapmaya çalışıyordum.''

George Lucas'ın yarattığı destanın bölüm dört-beş ve altısından oluşan Star Wars üçlemesi yüksek bir konsept olarak gelişmiş, tek bir adımla başlamadı; beş yıl süren bir dönem içerisinde bir dizi senaryo ve öykü tretmanından evrim geçirerek ortaya çıktı.

Lucas'ın temel hedefi modern bir peri masalı yaratmaktı. Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde sinema okurken kültürlerin nasıl sık sık masallar ve mitler yoluyla şekillendiği çok ilgisini çekti. Masalların insanlara iyi ve kötü hakkında temel dersler öğrettiğini ve toplumda nasıl davranılması gerektiğini öğütlediğini fark etti.

Warner Brothers'taki şirket yöneticilerini ilk sinema filmi olan THX-1138(1970)'le tatmin etmeyi başaramamasının üzerine Lucas başka stüdyolara iki yeni film için fikirlerini bildirmeye başladı. Bunlardan biri nihayetinde çok başarılı olan American Graffiti(1973) oldu. Diğeri ise, bahsedilen Flash Gordon filmiydi. Sonunda United Artists'te David Picker'dan tamamen orijinal bir öykü için zayıf da olsa onay aldı.

Lucas'ın New york Times'a yaptığı açıklamaya göre American Graffiti için düşünülen hedef kitle 16 yaşındakilerken, Star Wars iki yaş daha genç bir izleyici profili için düşünülmüştü. Lucas'a göre o dönemin çocukları, kendi yaşıtlarının çocukluk dönemindekinin aksine, bir fantazi ve düş haytından yoksundu. O dönemin kahramanları Kojak veya Dirty Harry gibi karakterlerdi. ''Ortalıkta koşturup katil polis olmak isteyen bir sürü çocuk vardı'' dedi Lucas. Buna cevap olarak onun umudu, uzayı çocuklara tekrar açmak ve aynı zamanda bilim kurgu türüne macera atmosferini tekrar katarak giderek bilimle ilişkisi yoğunlaşan ve ciddileşen türü tekrar eğlenceli bir hale getirebilmekti.

Lucas şubat 1973'te American Graffiti'ye son rötuşları atarken yeni filmi için fikirler üretmeye başlamıştı. Her sabah yazdı ve öğleden sonraları ile akşamlarını masallar, mitoloji ve Joseph Campbell'in yazılarını(özellikle de 'The Hero With a Thousand Faces') inceleyerek geçirdi. Ayrıca eline geçen her türden bilim kurgu eserini okudu. Fakat Lucas bir yazardan ziyade bir konseptçi olduğunu biliyordu ve düşüncelerini kağıda dökmekte çok zorlandığını da itiraf ediyordu. işte bu dönemde NASA ve Boeing için çalışmış olan tasarımcı Ralph McQuarrie ile tanıştı ve ondan konseptlerini ekrana yansıtabilmek için yardım istedi.

Mayıs 1973'e gelindiğinde Lucas 13 sayfalık derme-çatma bir öykü tretmanını tamamlamıştı. Bu bir deftere el yazısıyla yazılmıştı ve ''Büyük Jedi'ların bir padawaan lideri Usby C. J. Thape'le akraba olan, saygı duyulan bir Ophuchi Jedi-Bendu'su olan Mace Windu'nun öyküsü''nü anlatıyordu. Ajansı Jeff Berg ve temsilcisi Tom Pollack bundan tek kelime bile anlamadılar(doğal olarak), ama yine de fikri United Artists'e iletmesinde Lucas'a yardımcı olmayı kabul ettiler. David Picker daha o zamandan Star Wars adıyla bilinen tretmanı inceledi ve bu projenin ne kadar pahalıya patlayacağı endişesiyle gözden çıkardı. Universal Pictures da temkinli davrandı ve projeyi geliştirmeyi reddetti. Lucas bunun üzerine Fox'a gitti ve projesini orada kabul ettirdi.

''Araştırma yapıp senaryo yazmayı sürdürdüm'' diye açıkladı Lucas, ''Doğru şeyi bulmaya çalışan dört senaryo ortaya çıktı; çünkü böyle bir işteki problem, daha önce hiç görülmemiş yepyeni bir tür yaratmaya çalışıyor olmanızdı.''

Uzun süren tartışmalardan sonra Fox, Lucas'ın başta hesapladığı 16 milyon dolarlık o zamanlar için çok yüksek sayılan bütçe yerine Lucas'ın kabul edeceği minimum olan 8.5 milyon dolarlık bütçeyi ayırmayı kabul etti. Daha sonraları ajansları tarafından Lucas'a Fox'la tekrar görüşüp bütçeyi yarım milyon dolar daha artrabileceği müjdesi verildi. Fakat şimdi Lucas'ın başka fikirleri vardı. Bu yarım milyonu almak yerine projesini sahiplenmek niyetindeydi. Fox yine dağıtımcı olmaya devam edecekti, fakat Lucas tüm yan ürünlerin sorumluluğunu üstlenip kardan pay alacak, tüm kütüphane, müzik ve devam filmi hakları da kendisine ait olacaktı. Star Wars'un başarısı ndan zaten ümitsiz olan Fox yetkilileri yarım milyon doları kurtarma düşüncesiyle Lucas'ın bu teklifini kabul ettiler. Ne kadar yanılmış olduklarını anlamları için bir kaç yıl geçmesi gerekecekti, ve o zaman da iş işten geçmiş olacaktı Fox için.