  |
|
  |
|
Giriş
George
Lucas uzayda geçen bir destan yaratma fikriyle 1971'de
ilgilenmeye başladı. ''Başlangıçta bir Flash Gordon filmi
yapmak istiyordum'' diyor Lucas, ''fakat karakterlerin haklarını
alamadım. Bunun üzerine ben de araştırmaya başladım ve
geriye dönerek Alex Raymond'un (Flash Gordon'un yaratıcısı)
fikirlerini nerede bulduğunu öğrendim. Gerekli ilhamı Edgar
Rice Burroughs'un eserlerinde, özellikle de 'John Carpenter of
Mars' serisi kitaplarında bulmuş olduğunu keşfettim. Bu
serileri okudum ve Burroughs'u motive eden şeyin de Edwin
Arnold tarafından yazılıp 1905'te yayınlanan 'Gulliver On
Mars' isimli bilimkurgu-fantazi eseri olduğunu öğrendim. Bu türde
karşılaştığım ilk hikayeydi bu. Jules Verne de oldukça
yaklaşmıştı sanırım, fakat onun hiç uzay yaratıklarına
karşı savaşan bir kahramanı ya da başka bir gezegende geçen
maceraları olmadı. Bu fikirden yepyeni bir tür ortaya çıktı.''
''Star Wars projesi daha 'American Graffiti'yi çekmeye başlamadan
önce aklımdaydı'' diye ekledi Lucas, ''American Graffiti'yi yönettikten
sonraki ilk tatilimizde karım Marcia'yla Hawaii'ye gittik.
Orada olduğum sürece sürekli yazmam dışında harikaydı. Şimdiden
Star Wars üzerinde düşünmeye başlamıştım. Bir yönetmen
işini stüdyoda bırakabilir, ama bir yazar bunu yapamaz. Her
zaman kağıt ve kalem mevcuttur. Bir yazar yataktan her kalkışında
ne yapıyor olması gerektiğini ve bunu gerçekten yapıp
yapmadığını düşünür. Sürekli problemleri arar. Ben
daima yanımda bir not defteri taşır, oturup yazarım. Korkunç
birşey bu, ve bir türlü kurtulamıyorum ondan.''
Düşünme süresi boyunca Lucas ne yaratmak istediğinden emin
olduğuna karar verdi, ''Bir aksiyon filmi yapmak istiyordum-dış
uzayda geçen bir film, Flash Gordon'da olduğu gibi. Işın
tabancaları, uzay gemileriyle kovalamacalar, karşılıklı ateş
etmeler. Uzayda geçen büyük bir savaş istiyordum, it dalaşı
türü birşey. Yaşlı bir adam ve bir çocuk hakkında bir
film istiyordum. Ve yaşlı adamla çocuk arasında öğretmen-öğrenci
türü bir ilişki olmasını istiyordum. Yaşlı adamın ayrıca
bir savaşçı gibi olmasını da istiyordum. Bir prenses de
istiyordum, fakat onun klasik yardıma muhutaç pasif kadın
olmasını istemiyordum. Sonuçta, senaryonun pek çok müsveddesinden
ortaya çıkan malzeme açıkça okuduğum ve izlediğim bilim
kurgu ve aksiyon-maceralardan etkilenmişti. Ve ben bu türden
çok fazla örnek görmüştüm. Bütün etkenlerin bir arada çalıştığı
klasik bir uzay fantazisi yapmaya çalışıyordum.''
George Lucas'ın yarattığı destanın bölüm dört-beş ve
altısından oluşan Star Wars üçlemesi yüksek bir konsept
olarak gelişmiş, tek bir adımla başlamadı; beş yıl süren
bir dönem içerisinde bir dizi senaryo ve öykü tretmanından
evrim geçirerek ortaya çıktı.
Lucas'ın temel hedefi modern bir peri masalı yaratmaktı. Güney
Kaliforniya Üniversitesi'nde sinema okurken kültürlerin nasıl
sık sık masallar ve mitler yoluyla şekillendiği çok
ilgisini çekti. Masalların insanlara iyi ve kötü hakkında
temel dersler öğrettiğini ve toplumda nasıl davranılması
gerektiğini öğütlediğini fark etti.
Warner Brothers'taki şirket yöneticilerini ilk sinema filmi
olan THX-1138(1970)'le tatmin etmeyi başaramamasının üzerine
Lucas başka stüdyolara iki yeni film için fikirlerini
bildirmeye başladı. Bunlardan biri nihayetinde çok başarılı
olan American Graffiti(1973) oldu. Diğeri ise, bahsedilen Flash
Gordon filmiydi. Sonunda United Artists'te David Picker'dan
tamamen orijinal bir öykü için zayıf da olsa onay aldı.
Lucas'ın New york Times'a yaptığı açıklamaya göre
American Graffiti için düşünülen hedef kitle 16 yaşındakilerken,
Star Wars iki yaş daha genç bir izleyici profili için düşünülmüştü.
Lucas'a göre o dönemin çocukları, kendi yaşıtlarının çocukluk
dönemindekinin aksine, bir fantazi ve düş haytından
yoksundu. O dönemin kahramanları Kojak veya Dirty Harry gibi
karakterlerdi. ''Ortalıkta koşturup katil polis olmak isteyen
bir sürü çocuk vardı'' dedi Lucas. Buna cevap olarak onun
umudu, uzayı çocuklara tekrar açmak ve aynı zamanda bilim
kurgu türüne macera atmosferini tekrar katarak giderek bilimle
ilişkisi yoğunlaşan ve ciddileşen türü tekrar eğlenceli
bir hale getirebilmekti.
Lucas şubat 1973'te American Graffiti'ye son rötuşları
atarken yeni filmi için fikirler üretmeye başlamıştı. Her
sabah yazdı ve öğleden sonraları ile akşamlarını
masallar, mitoloji ve Joseph Campbell'in yazılarını(özellikle
de 'The Hero With a Thousand Faces') inceleyerek geçirdi. Ayrıca
eline geçen her türden bilim kurgu eserini okudu. Fakat Lucas
bir yazardan ziyade bir konseptçi olduğunu biliyordu ve düşüncelerini
kağıda dökmekte çok zorlandığını da itiraf ediyordu. işte
bu dönemde NASA ve Boeing için çalışmış olan tasarımcı
Ralph McQuarrie ile tanıştı ve ondan konseptlerini ekrana
yansıtabilmek için yardım istedi.
Mayıs 1973'e gelindiğinde Lucas 13 sayfalık derme-çatma bir
öykü tretmanını tamamlamıştı. Bu bir deftere el yazısıyla
yazılmıştı ve ''Büyük Jedi'ların bir padawaan lideri Usby
C. J. Thape'le akraba olan, saygı duyulan bir Ophuchi
Jedi-Bendu'su olan Mace Windu'nun öyküsü''nü anlatıyordu.
Ajansı Jeff Berg ve temsilcisi Tom Pollack bundan tek kelime
bile anlamadılar(doğal olarak), ama yine de fikri United
Artists'e iletmesinde Lucas'a yardımcı olmayı kabul ettiler.
David Picker daha o zamandan Star Wars adıyla bilinen tretmanı
inceledi ve bu projenin ne kadar pahalıya patlayacağı endişesiyle
gözden çıkardı. Universal Pictures da temkinli davrandı ve
projeyi geliştirmeyi reddetti. Lucas bunun üzerine Fox'a gitti
ve projesini orada kabul ettirdi.
''Araştırma yapıp senaryo yazmayı sürdürdüm'' diye açıkladı
Lucas, ''Doğru şeyi bulmaya çalışan dört senaryo ortaya çıktı;
çünkü böyle bir işteki problem, daha önce hiç görülmemiş
yepyeni bir tür yaratmaya çalışıyor olmanızdı.''
Uzun süren tartışmalardan sonra Fox, Lucas'ın başta
hesapladığı 16 milyon dolarlık o zamanlar için çok yüksek
sayılan bütçe yerine Lucas'ın kabul edeceği minimum olan
8.5 milyon dolarlık bütçeyi ayırmayı kabul etti. Daha
sonraları ajansları tarafından Lucas'a Fox'la tekrar görüşüp
bütçeyi yarım milyon dolar daha artrabileceği müjdesi
verildi. Fakat şimdi Lucas'ın başka fikirleri vardı. Bu yarım
milyonu almak yerine projesini sahiplenmek niyetindeydi. Fox
yine dağıtımcı olmaya devam edecekti, fakat Lucas tüm yan
ürünlerin sorumluluğunu üstlenip kardan pay alacak, tüm kütüphane,
müzik ve devam filmi hakları da kendisine ait olacaktı. Star
Wars'un başarısı ndan zaten ümitsiz olan Fox yetkilileri yarım
milyon doları kurtarma düşüncesiyle Lucas'ın bu teklifini
kabul ettiler. Ne kadar yanılmış olduklarını anlamları için
bir kaç yıl geçmesi gerekecekti, ve o zaman da iş işten geçmiş
olacaktı Fox için. |
|