| Giriş
Sinema tarihi boyunca birçok yönetmen zamanının teknik imkanlarının elverdiği ölçülerde filmlerini yapmışlar bir başka değişle dönemin imkanları ile sınırlanmışlardır. 90’ların başından itibaren bilgisayar destekli film teknolojisindeki ilerlemeler, 20 yıl öncesinde imkansız olan sahnelerin çekimlerinin ve daha sonra dijital ortamda desteklenmelerinin yolunu açmıştır.
Teknolojik gelişmeler yeni büyük yapımların gerçekleştirilmesinin yanı sıra filmlerin special edition (özel edisyon) larının yapılabilmesi imkanını da sağlamıştır. Teknoloji kullanmanın ötesinde teknoloji yaratan bir yönetmen olan George Lucas, Yıldız Savaşları Orijinal Üçlemesinin Special Edition versiyonunu yapmaya karar verdiğinde, bu kimilerine göre yeni üçlemenin habercisi olarak teknolojinin denenmesi olarak algılanıyordu. Kimilerine göre ise Lucas her zaman hayalinde olanı, geçmişte imkanlar yüzünden gerçekleştiremediklerini orijinal dokuya zarar vermeden yapmak istiyordu.
Yıldız Savaşları Efsanesinin dönüm noktalarından biri olan Special Edition uzun zamandır üzerinde çalıştığımız en önemli özel dosyalardan biriydi. Bu özel dosyanın hayata geçirilmesi yönünde bitmek bilmeyen enerjileri ile çeviriler yapan Işıl Yaran, Onur Kaya ve Halonen’e; yıllar önce bir dönem yapmayı planlayıp, çeşitli nedenlerle yarım kalan proje ile ilgili dosyaları saklayan ve bize ulaştıran Umut Özbey’e teşekkür ederiz.
Neslin büyük bir bölümü için, Yıldız Savaşarını seyretme şansı sadece televizyon ekranından olmuştu. Yıldız Savaşları’nın yirminci yılı kutlamalarında, üçleme seyircilerin daha önce görmediği bir şekilde geri döndü. Special Edition George Lucas’ın her zaman zihin gözünde hayal ettiği filmlerdi, ama zaman, para ve teknoloji bunu başarmasına izin vermemişti.Lucas Special Edition’daki değişiklikleri anlatıyor:
“Olan en belirgin şey orjinal negatife geri dönmemiz, onu oldukça temizlememiz, birçok görsel efekti tekrar yapmamız, silmeler, çözmeler ve kötü olan film kalitesinin geliştirilmesiydi. Yapmak istediğim şeylerden biri, yirmi birinci yüzyılda yaşayabilecek durumda olan bir parça eğlence olarak kalabilsin diye, filmi saklamaktı. Filmler kötüleşir, ve yok olurlar. Bu film yirmi yılda, beklenenden çok daha fazla kötüleşmişti. Bu yüzden bu birincil kaygıydı. Seyirciler çok temiz ve teknik kalite bakımından orjinalinden daha iyi, yepyeni bir baskı elde edecekler. Daha net, daha az kirli, ve daha iyi bir baskı.
Üstelik, umduğum kadar iyi olmamış olan bir çok özel efekt aldım ve onları geliştirdim. ILM, bana göre bir sahneyi özel yapan bu küçük farkı ekledi. Bunu birçok son savaş sahnesiyle ve çeşitli özel efekt çekimleriyle birlikte, özellikle Mos Eisley’e girişte yaptım.Ne yazık ki, orjinalinde onu, olması gereken koşuşturma dolu bir uzay limanı yapamamıştım – küçücük bir kente benziyordu, çünkü çekim için sokağın sadece yarısı vardı ve gerçek özel efektler ve mat resimler yoktu. Şimdi şehirde gezebiliyoruz, onun ne kadar büyük olduğunu, onun bir uzay limanı olduğunu görebiliyoruz, ve bunu daha ilginç bir deneyim haline getirebiliyoruz. Bu hep yapmak istediğim bir şeydi. Ayrıca, sınırlı zaman ve para nedeniyle kesilen Jabba the Hutt sahnesini de ekledim. Üçüncü filmi bitirdiğimde, geri gitmek ve o sahneyi koymak istiyordum, çünkü bu, Han Solo’ya filmin sonunda olanlarla ilgiliydi. Ve gerçekten birinci filmle üçüncü filmi olması gerektiği gibi bağlamak istiyordum.”
“Sesler ve film müziğinde, bazı orjinal müzik parçalarına geri döndük ve en temiz kopyayı elde ettik. Şimdi bunda dijital olarak ustalaşıyoruz, yani bu ilk kez bir filmin dijital sesle piyasaya çıkması olacak. Önceleri, hep görsel parçanın limitleri tarafından sınırlandırılıyorduk. Yetmiş milimetrelik baskılar manyetik parçalara sahipti, ve onları tüm ihtişamıyla duyabiliyordunuz, ama filmin gösterildiği birçok yerde görsel parçalar vardı, ve onlarda yetmiş milimetrelik baskılardaki kadar ses kalitesi yoktu.Şimdi, yetmiş milimetrelik kaliteden bile daha iyi, daha önce mümkün olmayan yeni dijital sesler yapabiliyoruz.”
Yirmi yıl önceki film yapımdaki gerçekler ve o zamandaki teknolojinin sınırları, Yıldız Savaşları Special Edition’ın yapılması kararının alınmasında önemli faktörlerdendi. Daha sonra Lucas sıkı bir bütçe, son teslim tarihi ve teknolojik yapılar olan ön-dijital görsel efektler ve ses konularını belirlemesi gerekti. Aynı zamanda Yıldız Savaşları’nın Tunus’taki yorucu çekimleri ve İngiltere’deki EMI-Elstree stüdyolarında sayısız efekt problemleri yaşanmıştı. Yirmi yıl sonra, ve ülkesindeki sanat teknolojisinin öncüsü olan Industrial Light & Magic’in kritik yardımları sayesinde, Lucas filmleri orijinal görünümüne daha da yaklaştırabildi
İmparator’da yapılan çalışma daha çok, 1980 şartlarının el verdiğinden daha fazla bir şekilde orijinal elemanlar (çekilmiş sahneler, minyatürler gibi) ve bunların dijital olarak bir araya getirilmesiydi. Bu dijital yeniden birleştirme işlemi film yapımcılarının birkaç önemli sahneye bakış açısını genişletmişti. Yeniden birleştirme işlemi daha çok filmin başlangıcındaki kar savaşı sahnesi, Hoth gezegenindeki kurunum ve buz mağarası içindeki sahnede vahşi Wampa yaratığının daha fazla gösterilmesinde yapıldı.
Yapılan ekstra işler içinde Lando Calrissian’nın evi olan Cloud City’deki bazı sahnelerde çalışmalar yapıldı. Bulutların arasında süzülen şehrin orijinalindeki mat resimleri, tamamı bilgisayarda yapılmış üç boyutlu bir çevre ile değiştirildi. Lando’nun sarayındaki diğer sahneler genişletilerek ve ortamın daha değerli ve pahalı görünmesi için ek pencereler koyarak koridorlardaki ayrıntılar artırıldı.
ILM, Jedi’nin Dönüşü’nün Special Edition’ı için filmin başındaki Jabba the Hutt’ın sarayındaki sahnesinde yer alan kısa bir müzikal hazırladı. Blues tarzında yeni bir müzik ve kimisi geçek oyuncu kimisi dijital olan ekstra müzisyenler, şarkıcılar ve dansçılar eklendi. Orijinal versiyonda yeşil derili Oola isimli esir bir dansçıyı oynayan, Femi Taylor, 17 sene önce filmde giydiği kostüm ile kamera karşısına geçti
ILM takımı Luke, Leia ve geçici bir süre kör olmuş Han’nın Jabba’nın dalkavukları ile bir çukurun içini dolduran devasa ve korkulan Sarlacc yaratığı üzerinde yaptıkları çatışma sahnesini de geliştirdiler. Orijinal versiyonda yaratığın büyük bir kısmı görünmüyordu. Lucas, Special Edition’da yaratığın daha da ürkütücü olabilmesi için çukurun içine daha fazla dokungaç ve bir gaga ekledi.
Ayrıca ikinci Ölüm Yıldızı’nın yok edilmesinden sonraki eğlenceli zafer kutlamalarına yeni görüntüler eklendi. Seyirciler, Orijinal versiyonda sadece Endor’un ormanlarla kaplı olan ayında yapılan kutlamaları görebiliyorken, Special Edition’da imparatorluğun karargahları olan Tatooine, Cloud City ve Coruscant’taki zafer partilerini de görebiliyorlar.
|