|
Yanlış zamanda,
yanlış yerde? Ya da...
George Lucas Jr’ın hayatında önemli bir dönüm noktası varsa bu
da 12 Haziran 1962 günün öğleden sonrasıdır. Thomas Downey
Lisesi finallerinden tam 3 gün önce, evlerinin arkasında ceviz
ağaçlarının arasındaki yolda hız yaparak şehir kütüphanesinden
eve dönüyordu.
Gittiği yol, orada yapılan kazalarla meşhurdu. 7 okul arkadaşı,
saatte 100 mille giderlerken bu yoldaki ağaçlara çarpıp korkunç
bir şekilde can vermişlerdi. George tam evlerine giden bozuk
yola girmek için sola dönmüştü ki, kendi gibi genç biri
tarafından kullanılan bir Chevrolet Impala, ona yan taraftan
çarptı. Güneş yüzünden önlerini göremeyen gençler birbirilerini
de görememişlerdi.
Çarpışma sonucu Fiat, yoldan çıkarak ağaçlara doğru gitmeye
başladı. Araba takla atmaya başladı ancak bir mucize eseri
emniyet kemerinden kurtulan Lucas, tavandaki bir delikten dışarı
fırlayıp bilincini kaybederek yere serildi. Arabası, fiyonk
biçimindeki bir kraker gibi ağaca dolanmıştı. Diğer aracın
şoförünün burnu bile kanamamıştı.
Modesto Şehir Hastanesi’ne getirildiğinde, 18 yaşındaki
George’un durumu çok ağırdı. Akciğerleri zarar gördüğü için
oksijen makinesine bağlandı.
Bu kaza ile medya ilk defa George’un ilgi alanına girmiş oldu.
Kaza ile ilgili tam kapsamlı bir rapor ile birlikte kaza yerinin
fotoğrafları şehir gazetesi Modesto Arısı’nın birinci sayfasını
süslüyordu.
Kazadan sonra kendini toparlaması aylarını aldı. Yatakta
geçirdiği uzun saatler hayata olan bakış açısını tamamen
değiştirdi. Çocukken, zorla götürüldüğü Metodist kilisesine
karşı bir tavır alıyordu. Hastanede tavanını seyrettiği günler
boyunca, kutsallığı hissetti. “Arabadan çıkardıklarında, nefes
almıyormuşum ve kalbim atmıyormuş. Beni ölü sanmışlar. İki
kemiğim kırılmış ve akciğerlerim zarar görmüş.” diye hatırlıyor
o günü Lucas. “Ölmüş olmam gerekirdi. Şayet arabanın içinde
biraz daha kalsam ölecekmişim.” Gençliğine baktığında, yarışlar
ve bitmeyen gece turlarının kendisini bir yere götürmediğini
görüyor Lucas. Hastaneden çıktığında, bir takım şeylerin daha
farklı olacağına inanıyordu.
“Kazadan önce durup hiç düşünmezdim,” diyor yıllar sonra Lucas.
“Böyle bir şey yaşadıktan sonra bakış açınız değişiyor, burada
belli bir amaç için bunuyor olmanız düşüncesi gibi....”
|