|
“Asi Gençlik”
yılları
Hayatına, çizgi romanlar ve televizyondan sonra giren ve
aşırılıklarının en büyüğü olarak tanımlayabileceğimiz en son
şey, tüm Amerikalıların tutkusu olan arabalardı. 15
yaşlarındayken George Jr arabalar dışında pek konuşmuyordu.
Modesto ve oradaki ceviz tarlaları arasındaki yollar, hız
tutkunları için tam bir mıknatıs özelliği taşıyordu. George Sr
ilk farkettiği şey oğlunun güvenliği için ona ilk arabasını
kendisi alması gerektiği idi. Aldığı küçük, iki silindirli Fait
Bianchina bir yarışta ancak bir scooter motor’u geçebilirdi.
Lise
döneminin geri kalan kısmı boyunca George Jr, biriktirdiği her
doları, arabasını daha hızlandıracak yenilikler için harcadı.
Yabancı Araba Servisi adındaki bir garaj artık onun gayri resmi
evi olmuştu. “Babam araba tamircisi falan olacağımı sanıyordu,
ve hiçbir şekilde başarılı olamayacağıma da,” diyordu Lucas.
Arabası
George’a bir kimlik duygusu verdi. Her gece, yan çubuk destekli,
üstü açık Fiat ile birlikte dışarı çıkıyor kendi gibi olan hız
tutkunlarıyla birlikte Modesto sokaklarında turluyordu.
“Hayatımın yaklaşık 4 yılı boyunca, hafta içi hergün, öğlen saat
3 ile gece 1 arası sokaklarda, bir aşağı bir yukarı geziyordum,”
diyor Lucas.
Çoğu geceler arkadaşlarıyla, Yuvarlak Masa adındaki bir
hamburgercide buluşuyordu. Uyum sağlamak için gayretli olan
George Jr, onlar gibi giyiniyordu. Saçlarını arkaya yatırıp,
eski bir kot ve mavi bir ceket giyiyordu. Kısa zamanda grubun
maskotu oldu. Bazı zamanlar Yuvarlak Masa’ya, çıkacak bir kavga
için yem olarak gönderiliyordu. Deri ceketli Faros gibi çeteler
onu hemen çevreliyorlar ancak bir süre sonra, köşede onları
bekleyen koskoca bir grubun olduğunu görüyorlardı. “Hep başımın
belaya girmesinden korkuyordum,” diyor Lucas. Daha sonra itiraf
ettiğine göre hayatının en başı boş zamanlarıydı. “Tam bir baş
belasıydım,” diyor, “Hep kötü olanlarla takılıyordum.”

George Jr
için arabalar, Modesto’nun tekdüzeliğinden bir kaçış olmuştu.
Kaliforniya’daki yarışları takip etmeye başlamıştı. İlk
başlarda, servis bölümünde işe başladı, başka sürücülerin
arabalarına bakıyor, onların ayarlarını yapıyordu. Ancak kısa
süre sonra kendisininde yarışmak istediğini farketti.
Modesto’daki Yabancı Araba Servisi’nin arkasındaki go-kart
pistinde, arabasını yüksek hızda kontrol etmeyi öğrendi. Fiat
marka arabanın ve sürücüsünün ağırlıklarının az oluşu, onlara
diğer güçlü arabalar karşısında bir avantaj sağlıyordu. Los
Angeles’da 21 yaşın altında resmi yarışlara girmek yasaktı.
Ancak kısa zamanda George, eyaletin başka açık alanlarında gayri
resmi yarışlar düzenlendiğini öğrendi. Buralardaki yarışmalarda
birçok ödüller kazandı.
Akademik
başarısızlığını, arabalarla olan başarısı ile telafi ediyordu.
Lucas ne Modesto Ortaokulu’nda ne de Thomas Downey Lisesi’nde
başarılı olabilmişti. IQ’su 90 civarlarında seyrediyordu.
“Okulda hiç bir zaman o kadar iyi olmadım. Hızlı okuyan
dediğiniz türden değildim. İmlam kötüydü, matematiğim tam bir
felaketti,” diye itiraf ediyor Lucas. “Kendimi akademik olarak
hiçbir zaman başarılı bulmadım.”
İlgisizliği durumu daha da kötüleştiriyordu. Son sınıf olarak
bir D öğrencisi olarak değerlendiriliyordu. Mezuniyeti
yaklaştıkça, korkunç bir hayal kırıklığına doğru yaklaşıyordu.
Hem beklentileri olan, onunki gibi bir babayı hayal kırıklığına
uğratmak hem de bütün geleceğini tehlikeye etme bakımdan bütün
kararlar o sınıfın içinde alınacaktı.
|