Giriş
Medeniyetin Parlak Merkezine en Uzak Kasaba
“Asi Gençlik” Yılları
Yanlış Zamanda,
Yanlış yerde? Ya da...

Yeni Bir Umut
Bir Usta ve Bir Çırak
Utangaç Çocuktan Hollywood Fatihine
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Medeniyetin parlak merkezine en uzak kasaba

Yeni Bir Umut’un hemen başlarında, Lucas’ın genç kahramanı, Luke Skywalker, evinin bulunduğu çöl gezegeni Tatooine hakkında şunları söyler: “Şayet evrenin parlak bir merkezi varsa, o zaman bu gezegen ona en uzak mesafede.” Hayatının ilk 18 yılı boyunca George Lucas, doğum yeri için bir takım düşünceler geliştirdi. Şayet Amerika’nın parlak bir merkezi varsa, o zaman Modesto ona en uzak noktada yer alıyordu. Kuzey Kaliforniya’nın düzlüklerinde, Sacramento’nun 60 mil güneyinde kalıyordu. Adı gibi doğal durumu da çok mütevaziydi. Kasabanın ana geçim kaynaklarını ceviz ve şarap üretimi oluşturuyordu. Ünlü Galla bağları çok kısa bir mesafedeydi.
George Walton Lucas Jr, 14 mayıs 1944’de, Dorothy ve George Lucas Sr’ın 4 çocuğundan 3. olarak dünyaya geldi. Çift kasabanın nüfuzlu insanlarından sayılırdı, George Lucas Sr, L M Morris’in dükkanlarından birini işletiyordu. George Jr tek erkek çocuklarıydı, Katy ve Ann daha büyük, Wendy ise ondan 3 yaş küçüktü. Lucas çifti çok farklı altyapılara sahiplerdi. Dorothy, kökleri 18 yüzyıla dayanan bir Amerikan ailesi olan Bombergerlar’dan gelmekteydi. George Sr ise pek de zengin olmayan, Kaliforniyalı işçi bir aileden gelmekteydi, daha da geri gidildiğinde Arkansaslı bir aileden geldiği söylenebilirdi. Modesto’ya Büyük Buhran zamanında gelmişlerdi.

Genç George Jr uzun, ince ve hastalıklı bir çocuktu. Hayatının ilk yıllarında çok az görme fırsatı olduğu annesine çekmişti. Doğumun onun için pek iyi olduğu söylenemezdi, George’un çocukluğu boyunca ya hastanede ya da yatalak olmuştu. Onun yokluğunda, George Sr aile içinde güçlü ve otoriter bir rol üstlenmişti. Bütün umudunu ve sinirini tek oğluna kanalize ediyormuş gibiydi. Zor ve karasız ilişkileri, daha sonraları Yıldız Savaşları’ndaki Obi-Wan ve Darth Vader’ın sergilediği iyi ve kötü baba rollerinin temeli olacaktı.

George Sr, ailesinde bir yere gelmeyi başarabilen ilk kişi olma isteği ile yanıp tutuşuyordu. L M Morris’de genç bir adamken işe başlamış, George Jr doğduğunda ise çalıştığı mağazanın sahibi olmuş ve orayı, oyuncaktan daktilolara kadar bir çok şeyin satıldığı bir yer haline getirmişti.
Yemek masası söylevlerinde George Sr, paranın ceviz ağaçlarında yetişmediğini, ancak hak edenin ona sahip olabileceğini söylerdi. “Her nesil bir bunalımdan geçmelidir,” diye de eklerdi. George Jr, küçük yaşında cep harçlığını çıkarabilmek için çim biçme işine girmişti ve zorla yerel Metodist kilisesine gönderilmişti. Orada da babasında duyduğu aynı vaazları dinliyordu.

Babasının dedikleri aslında o kadar da boş şeyler değildi. Bunu anlaması için çevresine şöyle bir bakması yeterliydi. Ramona Caddesi üzerindeki konforlu aile evi, babasının L M Morris’deki uzun ve zorlu çalışmaları sonucunda biriktirilmiş 500 dolarla yapılmıştı.

Okuldayken George Jr sessiz ve içine kapanık bir çocuktu. “Sıska, küçük bir şeytan” idi babasına göre. Kısa zamanda okuldaki kabadayıların doğal hedefi haline gelmişti. Ayakkabılarını evlerinin yolu üzerinde ceviz ağaçlarının dallarına atıyorlardı. İleriki hayatına karamsar bir hava hakim olacaktı. “İçimde kötü bir his var,” repliği Yıldız Savaşları filmlerinin önemli bir unsuru olarak karşımıza çıkacaktı. George Jr tüm çocukluğu boyunca, köşeden bir tehlikenin fırlayacağı korkusuyla yaşadı.

Babasına göre korkması gereken tek bogeyman (öcü, Çev. Not.) büyük şehirlerdi. Tanrı korkusu olan George Sr’e göre büyük şehirler, düzenbazlar, yalancılar ve palavracılarla dolu günah yuvalarıydı. En kötüsü de Los Angeles’ı ve Hollywood’u “Günah Şehirleri” olarak adlandırmasıydı. Çok sonraları Lucas, babasının dünya hakkındaki bu abartılı konuşmalarına çok sinirlendiğini kabul edecekti. Bu hiddetine rağmen George Sr aslında cömert bir baba idi. Oğlunun, dükkana gelip en iyi oyuncağı seçmesine izin veriyordu. 3 motorlu, Lionel Santa Fe tren seti, George Jr’ın dolabının en nadide parçasıydı. Bu oyuncak diğer çocukları Romano Caddesindeki o eve çeken bir mıknatıs gibiydi. Oyuncakları, çocukluk dönemindeki popülaritesinin kaynağı olarak gösterilebilirdi. Gerçekte bir çok yönden olduğu gibi gelecek hayatında da çekinden bir kişi olacaktı.

George Jr, çocukluğunun büyük kısmını çizgi romanlar okuyarak geçirdi. Batman, Superman, Amazing Stories ve Unexpected Tales’a duyduğu tutku, yetenekli olduğu çizim konusunda kendisini ateşleyen kuvvet oldu. Ama diğer yandan, bu merakı okuldan geri kalmasına neden oluyordu. Bir aile efsanesine göre, kardeşi Wendy sabah saat 5’de kalkıp, George Jr okula gitmeden ödevindeki yazım hatalarını düzeltiyordu.
Küçük bir çocuk olarak çekingense, 10 yaşından babasının eve televizyon alınmasına izin verdiği zamana dek adeta görünmez olduğunu söyleyebiliriz. George Sr’ın o zamana dek olan vetosunun nedeni yeni icatlara olan muhalefeti değildi. Tam tersine George Jr’ın komşularının evine gidip televizyon seyretmesi hoşuna gidiyordu. Onun derdi, bu yetim teknolojinin birden fırlamadan önce iyice gelişmesiydi. Oğlu da ileride bu görüşü benimseyecekti.
1957 yılında aile kasabanın uzak köşesindeki ceviz çiftliklerinden birine yerleşti. Bununla birlikte George Sr daha çok kendi kabuğuna çekildi. Okuldan gelip odasına çıkan George Jr, bütün geceyi Elvis Presley ve Chuck Berry plakları dinleyerek, çok sevdiği çizgi romanları okuyarak ve Hershey çikolataları yiyerek geçiriyordu. Kendi dünyasında yaşamak onun için daha memnun edici ve güvenliydi.

Küçük bir çocuk olarak maket yapmayı seviyordu. Kendi mahallesinin maketini yapmıştı. Detaylı sokaklarıyla, çevresindeki dağları ve bunların üzerinden geçen dereleriyle mahallesinin tam bir benzeriydi. “Onu anlamak güçtü, aklı hep havalardaydı,” diyor George Sr, oğlu için.
Kısa zamanda George Jr fotoğrafçılıkla ilgilenmeye başladı. Babasına inat, ilk kamerasını kendi parasıyla almamış, annesi ona hediye etmişti. “Beni hiç dinlemedi,” diyecekti babası yıllar sonra, “Kamera ya da başka bir şey, ne isterse mutlaka alıyordu.”
George Jr’ın bir çok arkadaşı, babasından çok korkuyordu. Göz korkutucu bir figür gibi gözüküyordu. Ama George Jr’ın cesareti babasına karşı gelecek kadar gelişiyordu.
İlk asilikleri küçük şeylerdi. Ramona Caddesindeki evlerinde, babasının çim biçerinin yavaşlığından daralan George Jr, annesinin de desteğiyle kendi harçlığıyla yeni bir tane almayı başarmıştı. Babası onun bu girişimciliğine hayran kaldığı gibi bu sapkın yanından nefret de ediyordu.

 

Star Wars TURK  © 2004