Giriş
Medeniyetin Parlak Merkezine en Uzak Kasaba
“Asi Gençlik” Yılları
Yanlış Zamanda,
Yanlış yerde? Ya da...

Yeni Bir Umut
Bir Usta ve Bir Çırak
Utangaç Çocuktan Hollywood Fatihine
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Uzun zaman önce, çok uzak bir eyalette...

1954’te George Lucas Jr’ın hayatı, her akşam gösterilen en çok sevdiği televizyon şovu etrafında dönüyordu.
Lucaslar’ın Modesto, Kaliforniya’da Romano caddesindeki evine, ilk siyah-beyaz görüntüler o yaz girdi. Yıllar süren direncinden sonra, babası Geroge Lucas Sr, en sonunda eve bir televizyon seti almaya razı olmuştu.
Ailelerin deliler gibi I love Lucy, Ozzi’nin Maceraları ve Harriet’i seyrettiği bir dönemdi. Ama utangaç George Jr’ın en sevdiği program akşam üstü prime-time’dan hemen önce saat 6’da ekrana geliyordu. Omzuna kurulan siyah kedisiyle birlikte San Fransisko yakınlarından yayın yapan KRON-TV’yi seyrediyor, Macera Tiyatrosu adlı programın jenerik müziğinin başlaması için sabırsızlanıyordu. Şovda, 30’lu ve 40’lıların büyük Hollywood film serileri gösteriliyordu. Her gece genç George Jr oturup, Spy Smasher, Tailspin Tommy, Lash La Rue ve Maskeli Marvel gibi kahramanların sürükleyici maceralarını seyrediyordu.

Hiç bir bölümünü kaçırmıyordu. Şayet ailenin yemek saati ile çakışıyorsa o zaman televizyonu bir şekilde masaya doğru çevirmenin bir yolunu buluyor ve mutfaktaki masada, oturduğu yerden seyretmeye devam ediyordu.
Ancak Macera Tiaytro’sunun hiç bir bölümü, başrolünü Buster Crabbe’ın oynadığı Flash Gordon Conquers the Universe ile yarışamıyordu. George Jr, yıllarca bu Amerikan kahramanının tüm maceralarını ve İmparator Ming ile olan savaşlarını çizgi romanlar aracılığıyla takip etmişti. Kaslı Crabbe’ın görüntüsü en sonunda Flash’a hayat vermiş ve George Jr üzerinde derin, unutulmaz bir işaret bırakmıştı. George Jr, süslü ortaçağ kıyafetlerine, alev saçan roket motorlarına, modası geçmiş diyaloglara ve heyecanlı sonlara hayran kalıyordu. Geceleri yatağında Flash’la birlikte evrenin uzak köşelerine yaptığı yolculukların hayalini kuruyordu.

Yıllar sonra esin kaynağını açıklayacaktı: “Flash Gordon serisine bayılırdım,” diyecekti. “Bende büyük etkisi vardır. Olayları görüşüm, yorumlayışım, hep televizyon sayesinde oldu. Görsel konsept, hızlı gidişat ve çabuk geçişler. Elimde değil. Ben televizyon çağının bir ürünüyüm.”
O zamanlar galaksinin başka köşelerinde yaptığı kahramanlıkların hayallerini kurması, bugün George Lucas Jr’ı dünyanın en ünlü simalarından biri yaptı. Çocukluğunda kurduğu bu hayaller daha basit amaçlara hizmet ediyordu. Kendi varlığının acımasız ve zorlayıcı normalliğinden bir kaçıştı sadece.
“Yıldız Savaşları’nın içinde, kendimden kattığım çok şey var,” diyecekti Lucas çok sonraları. Şayet kendi fantezi dünyasının kökleri çocukluğunda yatıyorsa, hikayede geçen ve hayatını değiştiren ilk ve en önemli referanslardan birini çocukluğunda bulmak o kadar da zor olmayacaktı.

Star Wars TURK  © 2004