KARANLIK
TARAF - SITH FELSEFESİ
" Korku karanlık tarafa giden yoldur. Korku öfkeye yol açar; Öfke de nefrete. Nefret acı çekmeye..."
- Yoda

Güç’ün karanlık tarafı, yaşayan tüm canlılara karşı korku, nefret, saldırganlık ve garez ile beslenir. Güç’ün karanlık tarafını kontrol eden bir kişi kendi gücünü artırarak düşmanları üstünde hegemonya kurar, veya onları alt eder. Karanlık tarafın takipçileri sadece kendileri için yaşarlar. Karanlık tarafın olumsuz duyguları, Güç kullanıcısının metanetini, ve yapabildiği şeylerin etkisini artırır ve sonuç olarak Güç’ün karanlık tarafının kullanımı büyük bir bağımlılık yaratır. Bir Güç kullanıcısı her seferinde karanlığın gücüne baş vurduğunda, onun getirdiği bozulmaya ve çürümeye daha fazla bağlanırlar.
“ Öfke bazen çok haklı ve adildir. Bazı şeyler, kimi zaman onun yüzünden değişebilir.”
- Yuthura Ban
Güç’ün karanlık tarafı, Sith’lerin bozulmuş ahlak anlayışına sıkı sıkıya bağlıdır. Jedi’lar korku, kararsızlık, şüphe, öfke, ve bağlanma gibi duyguların kişiyi, karanlık tarafa yönlendireceğini, ve onu yok edeceğini düşünürken, Sith felsefesi bu tür ego, bencillik gibi duyguların kendi irade güçlerini körüklemek için kullanılmasını öğütler. Sith felsefesi, yarattığı kötülükler ve yıkım için asla özür dilemeyi, veya bunu akli bir sebebe bağlamayı kabul etmez. Bunun sebebi Sith’lerin, karanlık tarafı kullanmanın kendilerine muazzam bir güç vererek, her şeyi almaya haklarının olduğuna inanmalarıdır. Bir canlıyı öfke ya da korku ile Güç kullanarak öldürmek, hem bir karanlık taraf özelliği, hem de bu tarafa giden yolun ta kendisidir.
Karanlık tarafın yolu hem zihinsel, hem de fiziksel olarak bozucu, çürütücü ve yok edicidir. Nasıl karanlık Güç’ün kullanımı bağımlılık yaratıyorsa, bu güç zamanla bedende de deformasyonlara yol açmaktadır. Bu Darth Sidious’a da olan bir şeydir. Ayrıca birçok karanlık taraf organizasyonları da genellikle dengesiz şekilde bulunmaktadırlar. Örneğin Jedi’ların usta-öğrenci ilişkisi, Sith’lerde hem ustanın öğrenciye, hem de öğrencinin ustaya karşı komplo hazırladığı bir ortama dönüşür. Neredeyse bütün öğrencilikler bu şekilde, birinin diğerini öldürmesiyle sonlanmıştır. Galakside her seferinde bir karanlık taraf gücü yükselişe geçti mi, dengesiz doğasından ötürü çok geçmeden kendi içinden yıkılmıştır. İmparatorluk ta böyle bir durumdur: Sith Lordları veya Karanlık Jedi’lar için hiçbir düşman olmasa bile (genellikle Jedi), bu Güç kullanıcıları genellikle kendi kendilerini tüketip yok etmişlerdir.

Örneğin Palpatine, kendi ustası Darth Plagueis’i uykusunda öldürmüştür. Darth Vader’da oğlu Luke Skywalker’ı Güç’ün karanlık tarafına çekmek için, Karanlık Güç’ün bağımlılık yapıcı ve çürütücü doğasını kendi avantajına kullanmayı denemiştir. Vader, umut verici genç Skywalker’ı sık sık karanlık Güç’e başvurmaya yönlendirebilirse, ileride onun karanlık tarafa adaptasyonunun daha kolay ve sancısız olacağını düşünmüştür.
Sith Lordu Darth Bane, Güç’ün sınırlı olduğunu düşünüyordu ve bu yüzden Güç’ün kullanımını Sith Lord’larına sınırladı. Bir defada birçok Sith çırağının olması geleneğini yok ederek, Güç’ün karanlık kudretini iki birey üstünde yoğunlaştırdı: Bir Sith Ustası ve onun çırağı. Bu gelenek veya diğer bir değişle "iki kuralı" Darth Vader ve İmparator Palpatine, Endor’da öldükten sonra Karanlık Lord Lumiya tarafından getirilen reformlar sonucu bile değiştirilmeden varlığını korudu.
Jedi ların olduğu gibi Sith lerinde Güç’e bakışlarını özetleyen bir kanunları vardı;
Huzur bir yalandır, sadece ihtiras vardır.
İhtiras sayesinde, metanet kazanırım.
Metanet sayesinde, güç kazanırım.
Güç sayesinde, zafer kazanırım.
Zafer sayesinde, zincirlerim kırılır ve;
Güç beni serbest bırakır.
|