| Giriş
Bir zamanlar, sibernetik
ölüm makinesi ve Bağımsız Sistemler
Konfederasyonu'nun droid ordularının yüksek komutanı
General Grievous diye birisi yoktu.
Onun yerine, büyük bir zekaya sahip, ama aynı
zamanda barbar olan bir adam yaşıyordu. Çorak,
verimsiz ve sürüngenimsi halkının Cumhuriyet'in
yasalarından ve adaletinden çok uzakta yaşadığı
Kalee gezegeninde, asla bitmek bilmeyen savaşların
ortasında doğmuş olan bu adamın adı Qymaen jai
Sheelal idi.

Nesillerdir, yerli
Kaleesh'lerin ''Huk Savaşı'' adını verdikleri bu
amansız mücadele Kalee topraklarını kana buluyordu.
Huk aslında, kendilerine saldıran böceğimsi Yam'rii
ırkının anavatan gezegeninin adıydı; ama zamanla
Kaleesh'ler düşmanlarına da Huk demeye başladılar ve
bu kelime Kaleesh dilinde ''ruhsuz böcek'' olarak
aşağılayıcı bir anlam kazandı. Huk'lar teknolojik
olarak Kaleesh'lerden üstündüler.
Etoburdular(bazıları yamyam olduklarını da iddia
ederdi), çabuk öfkelenirlerdi ve çok aç gözlüydüler.
Gelişmiş
teknolojileri sayesinde kendi yıldız sistemlerindeki
diğer gezegenlerde koloniler kurdular ve bunu
yaparken ne bu gezegenlerde yaşayan yerli halkların
fikirlerini sordular, ne de onlara verdikleri
zararları önemsediler. Yam'rii'ler için önemli olan
tek şey zenginlikti-madenler ve ticarette
kullanılabilecek diğer kaynaklar.
Yağmalayıp koloniler
kurdukları gezegenlere örnek olarak Abbaji ve
Tovarskl gösterilebilirdi. Kendi meseleleriyle
uğraşan Galaktik Cumhuriyet, bu uzak bölgelerde
yaşanan Yam'rii terörüne tepki göstermiyordu.
Ve bir gün, Yam'rii'ler gözlerini Kalee'ye
diktiler... Ama bu fakir gezegende onların işine
yarayacak tek bir doğal kaynak vardı: köleler.
Gururlu
Kaleesh'lerin bu yabancılara karşı isyan etmeleri
uzun sürmedi. İlkel Lig kılıçları, shoni mızrakları
ve kurşun ateşleyen tüfeklerle kendilerini savunmaya
başladılar. Bu vahşetin ortasında büyüyen Qymaen jai
Sheelal, istilacılara karşı büyük bir nefret
beslemeye başladı. Babası onun bu negatif enerjisini
harcamasını sağlamak için, küçük Qymaen'e keskin
nişancılık sanatının inceliklerini öğretti.
Oğlunun keskin bir
zekaya ve iyi bir savaşçı olmasını sağlayacak
yeteneklere sahip olduğunu anlaması uzun sürmemişti.
Daha 8 yaşına geldiğinde skoru 40'ı aşmış
bulunuyordu-yani keskin nişancı tüfeğiyle yaşayanlar
dünyasından gönderdiği Yam'rii askerlerinin
sayısı...
22 yaşına ulaştığında ise, Sheelal'in skorunu artık
kimse hesap edemez olmuştu. Ve Kaleesh halkı bu genç
askeri bir tür yarı-tanrı gibi görmeye başlamıştı.
|