Bölüm 6
Klonlar Yaratıcıdır
 

Obi-Wan sonunda haritalarda yer almayan gezegeni bulmuştu. Gemisinden inerken yağmur ve rüzgar Kamino'nun başkenti Tipoca'nın iniş platformunu tokatlıyordu.Işıklar şehri Tipoca tüm gezegeni kaplayan bir okyanusun içinden çıkan dec çubukların üzerinde uzanıyordu. Şehir minyatür olarak tasarlanırken, uzaydan gezegenin görünümü ve coşan okyanuslar dijital olarak üretildi. İniş platformunun bir bölümü, Obi-Wan ve Jango Fett arasında geçen dövüş sahnesine yer sağlamak için Sydney'de bir sahne üzerinde fiziki set olarak inşa edildi. Platformda ayrıca üzerinde gerçek yağmur fırtınalarının yaratılacağı bir alan sağlandı Böylelikle canlı aksiyon sahnelerine dijital yağmur efektleri ekleme ihtiyacı azalmış oldu.

Lucas çekim yapmak üzere Kamino platformuna planlanandan bir gün önce geldiğinde ekibi hala seti bitirmekle meşgulken buldu. Gavin Bocquet: "George ve ekip o set üzerinde yürüdüklerinde boyalar hala ıslaktı.Sahne bir o kadar büyüktü ki boyaları daha çabuk kurutacak dev ısıtıcılar koyamadık Tek yapabildiğimiz beklemekti. Bir seti her zaman, ilk birim filme almak için geldiğinde bitiriyorduk ancak bu en yakın çağrıydı."

Yağmur fırtınasını yaratmak için Dave Young'in özel efekt departmanı tüm platformu içine alan bir fıskiye sistemi kurdu. Young: "Tamamen kontrol edilebilir olmalıydı. Böylelikle istediğimiz bölgede yağmur yağdırabilirdik. Kameraların olduğu yerde yağmur kapatılıp, normal seyreden sahne alanlarında açılmalıydı. Sistemin tamamı otomatik sübaplıydı ve yaklaşık 7,5 hektarlık bir alana dakikada 7,5 ton su basıyorduk."

Kurulumun en zor aşamalarından biri sahneyi fazla miktarda sudan arındırmaktı .Young: "Sahnenin tüm deliklerini tamamıyla kapatıp suyu kapıdan dışarı yönlendirmek zorundaydık. Yağmurun üstünde çok fazla rüzgar vardı. Sydney'de fazla fan olmadığından tek bir binayı 4 gün içinde kurutabildik."

Lucas’ın Kamino Susal Vizyonu'nun mantığı şuna dayanıyordu: Çünkü deniz tüm biyolojik evrimin beşiğidir Kloncular faaliyetlerinin temeli için okyanusla kaplı bir gezegeni seçebilirler. Lucas: "Onlar orada hayati yeniden yaratıyorlar ve Kaminolular hayata denizde başlayan yaratıklar, bir bakıma yunus baliği ya da timsah benzeri birsey olmuş olabilirler. Sonra kollara, daha büyük beyinlere sahip oldular ve sudan dışarı çıkıp teknolojik şehirleri inşa etmeye başladılar; onlar şimdi çok gelişmiş bir teknolojik kültüre sahipler."

Topica şehrinde,Obi-Wan Kaminolu Taun We-Rena Owen tarafından seslendirilen- tarafından sıcak bir şekilde karşılandı. Tüm Kaminolular, Geoff Campbell ve ekibinin ILM’ deki çekiminden sonraki aylarda şekillenen, Çiftlikteki Sanat Departmanında tasarlanan dizaynlar üzerinde kurulu, bilgisayarda yaratılmış karakterlerdi. Tasarımları bir önceki Yıldız Savaşları karakterlerinin şu açıdan tipik bir örneğiydi: Steven Spielberg'in "Üçüncü Türden Yakın İlişkiler”filminde yarattığı klasik yaratıkları topladılar. Çok iri, koyu,badem gözlü,az gelişmiş ağızları ve burunları olan, uzun boylu, nazik,yardımsever yaratıklar...

Lucas: "Kaminolu tasarımı 'Üçüncü Türden Yakın İlişkiler'in klasik yaratığına benzer şekilde tasarlandı. Steven o film hakkında çok araştırma yapmıştı ve onları gördüğü varsayılan insanların yaptıkları tanımlardan yola çıkmıştı. Steven'a olan saygımızı göstermek istedik.Ama ondan daha fazla herkesin tanımını yaptığı yaratığa.Şuna benziyordu; 'Burası işte bütün yaratıkların geldiği yer.Kamino'dan geliyorlar! Bu yaratıkların yaşamak için neler yaptıklarını hep merak ederdik ve şimdi biliyoruz. Onlar birer Klon.' "


Ufo fenomenine bir başka gönderme de Lucas, bir zamanlar Kaminoluların ulaşımlarını, Yıldız Savaşları evreninde hiçbir zaman yer almayan klasik bir uzay gemisi sekli olan ucan dairelerle sağlamalarını planlamıştı. Çiftlik Konsept Sanatçıları düzinelerce uçan daire dizaynı sunmaya hazırlandı ama nihayet Lucas bu fikrinden vazgeçti.

Kamino bilgisayar modelleri tamamlanınca çalışma Rob Coleman ve animatörlere geçti. Coleman: "George ve ben Kaminoluların nasıl görünmesi ve davranması üzerinde tartıştık. George onları davranışsal olarak çok sakin ve akıcı görüyordu,yasadıkları yer sürekli fırtınalar kopan sert bir çevreye sahip olmasına rağmen.”Kaminolular dijital olacaklarından ve Kamino sahnelerinde sadece 3 canlı karakter olacağından, Lucas mekanların büyük kısminin da dijital olmasına karar verdi. Sonuç olarak, Ewan McGreor mavi bir ekran içerisinde sadece kullanılacak sahne bölümü üzerinde, sahnelerin çoğunu görünmeyen bir aktöre karsı oynadı. Lama Su'nun ofisindeki sahnede her tarafı mavi ile kaplanmış sette yalnızca McGregor'un oturacağı aydınlatılmış bir sandalyeden başka hiç birşey yoktu. Peter Walpole: "Sandalyenin etrafındaki ışıklar çok parlaktı ve David Tatersall sahneyi öyle bir çekti ki Obi-Wan oturduğunda etrafında onu çevreleyen bir çeşit ağ yarattı."

Obi-Wan, Lama Su'dan Syfo Dyas adında bir Jedi Ustası’nın 10 yıl önce Kaminoluları Cumhuriyet için büyük bir klon ordusu kurmakla görevlendirdiğini öğrenir. Daha sonra Obi-Wan'a klonlama tesisleri tanıtılır. Gavin Bocquet: “Yürüyüş sahneleri Ewan'ın bir zeminde yürüyüp de sonradan mekanların dijital olarak eklenmesi ile gerçekleştirildi”

Zemin ayna ile kaplandı. Böylece ILM dijitale koyabileceği yansımayı sağlayabilirdi. Ayrıca siyah beyaz zeminlerinde iyice cilalanmış olması gerekiyordu. Bütün bir sabahı mavi koridorlarda yürüyen Ewan'ı çekmekle geçirdiler -birinde şaşkınlık ifadesi ile, ötekisinde korkuyla, Kaminoluların gösterdiklerine karsı tepkiler geliştirerek...Ama kimse yoktu! Ewan için çok zor olmuş olmalı.” John Knoll: "George dışında kimse gerçekten neler olup bittiğini anlamıyordu.George söyle diyordu 'Peki... Sol tarafında tüm klonlama odalarını görüyorsun' ve Ewan yürür,talimatlara göre tepki verirdi. Devam etmek için başka seçeneği yoktu.Sadece mavi zemin,mavi duvarlar...Her yer Mavi..."

Turu devamında Obi-Wan'a okul çağındaki klonlarla dolu sınıflar, 20 yasındaki klonların yemek yediği yerler ve balkondan binlerce yetişmiş, ödül avcısı Jango Fett'in DNA’sından yaratılan silahlı klon birliklerine sahne olan geçit töreni gösterildi. ILM başlıklı ve silahlı bütün klonları bilgisayar ortamında yarattı. Klon ordusu ile ilgili Obi-Wan'ın getirdiği haberler Galaktik Senato üyeleri arasında daha büyük bir anlaşmazlık doğurdu ve sonunda acil yönetim yetkilerinin Başkan Palpatine'e verilmesinin yolunu açtı, Başkanın "zoraki”kabul ettiği yetkiler!

Lucas, Yıldız Savaşları destanının ilk hikayesini oluşturmaya başladı 1970'li yılların ortalarında, gazete manşetleri Watergate skandalı ile çalkalanıyordu. Genç yönetmeni etkileyen gerçek bir hayat hikayesi. Politik kaosun ortasında kendi sinemasal fantezilerini oluşturmaya çalıştı Lucas: "Politik meseleler, ayni türden bir kriz sonucu ülkelerini diktatör ellerine bırakan demokrasilerle geçinmek zorundalar. Demokrasi altında yaşayan ve sonra isteyerek bundan vazgeçen insanlar için demokrasinin anlamı, makamında oturup orada kalacak birilerine izin vermek. İlk Yıldız Savaşlarını yazarken bu çok büyük bir meseleydi, çünkü Nixon'ın başkanlığından çok kısa bir zaman sonraydı ve üçüncü donem seçilmesinin yolunu açacak değişikliği yapmakta olduğu ofisinden kovulmuştu. Başının daha yeni derde girmeye başladı zamanda bile 'Eğer asker bana arka çıkarsa, ofisimde kalırım.' diyordu. Düşüncesi şuydu: 'Kongreyle ve potansiyel bir görevden alma girişimiyle başa çıkmak. Doğrudan orduya gideceğim ve orduyla aramda başkan olmaya devam edeceğim.' Burada olan buydu, Cumhuriyette bir tehlike senatoyu, Palpatine'i hayat boyu diktatör yapmak için yönlendirir Ve şimdi klonlarla birlikte bir ordusu vardır."

Klonlama faaliyetleri üzerine turdan sonra,Taun We Obi-Wan'ı Jango Fett ile Kamino'daki dairesinde buluşmaya götürür. Geldiklerinde kapıyı Jango Fett'in 10 yasındaki klonlanmış oğlu Boba Fett açar. 2000 Temmuzu'nun son haftası çekilen sahne her ikisi de Yeni Zelanda doğumlu olan oyuncular Daniel Logan ve Temuara Morrison için yapımın ilk sahnesiydi. Morrison Lee Tamahari tarafından çekilen 1994 Yeni Zelanda yapımı bir yerli drama olan 'Bir Zamanlar Savaşçıydılar' filmindeki etkili performansından dolayı bu role seçildi. Sette Logan, Yıldız savaşları işinden dolayı rahat görünüyordu ama Morrison'a göre ilk günü sinir bozucuydu. Morrison: "O ilk gün biraz korkutucuydu. Yalnızca Yıldız Savaşlarından ve işe girişen onlarca insandan kaynaklanıyordu. Ama George bana söyle dedi, 'Rahatlayabilirsin, bugün ofiste sadece farklı bir gün. Önemli değil."

Jango Fett yetişkin Boba Fett karakterinin önceli olduğu için ve orijinal Yıldız savaşları’nda Fırtına Birlikleri olduğundan, Morrison'ın kostümünün her iki tasarımdan da özellikleri yansıtması gerekiyordu. Lucas: "Jango'nun giysilerinin Boba'nın daha sonra giydiklerine yakın olmasını istedim. Ayrıca giyimin bir fırtına birliği askerini de yansıtmasını istedim. Böylece Boba'nın kostümünün daha temiz ve sade versiyonunu yaptık.”Jango ile Boba Fett'i birbirine bağlayan kostüm ayrıntıları koyu mavi bir çamaşır ve orijinal Boba Fett'in baslığının kopyası olan bir kaskı içeriyordu. Trisha Biggar: "Bölüm 4'te o kaskın içinde bir oyuk var.Ve Bölüm 2'de kazılmış bir oyuk. Sonra,fırtına birlikçisine uygun olarak Jango Fett'in kostümünün ilk olarak beyaz olması önerildi Zırh için yeni bir madde arıyorduk ve sonunda mükemmel bir gümüş renk keşfettik. George'un biz daha ileri gitmeden önce bunu görmesine izin vermeliyiz diye duşundum. Gerçekten de sevdi ve bu parlak çelik rengini olduğu haliyle bırakmamızı söyledi.” Lucas: "Jango Fett'in kim ve ne olduğunu düşündüğümüzde beyaz bu filme tam oturmadı. Fazla parlaktı.Bundan daha sert birşeye ihtiyacım vardı ama bunun fırtına birliklerini de hatırlatması gerekiyordu. Böylece izleyici onlar ve Jango arasındaki bağı yakalayabilecekti.”Jango'nun parlak görünüşlü zırhı içine alüminyum pudra eklenerek fiberglastan yapıldı. Yaralanmaları önlemek için, dövüş sahnelerinde zırhın hileli versiyonlarında daha yumuşak, köpük enjekte edilerek hazırlanan materyaller kullanıldı. Jango için 7 set zırh tasarlandı, her bir set 25 ayrı parçadan oluşuyordu Sadece Jango'nun kıyafeti için 175 tasarım yapıldı.

Jango Fett'in dairesinin diğer Kaminoluların dairelerinin içi gibi yüksek teknoloji kullanılmış, kostümüyle stilistik bir şekilde uyum gösteren parlak bir görünümü vardı. Peter Walpole: "Set çok beyaz ve sade idi. Ayrıca duvarlarda ve zeminde pek çok siyah Plexiglas vardi.Siyah bir kanepe ve birer çift diger mobilya parcalarindan yaptik.Kaminolular 8 feet uzunluğundaydılar, dolayısıyla masa ve sandalyelerin çoğu, normal bir insana göre, daha yüksek olacaktı Ama 'devlerin ülkesi' izlenimini de vermek istemedik. Bu ince bir detaydı. Yetişkinler bu sandalyelere oturduğunda ayakları yere yetişmeyecekti. Jango Fett'in mobilyaları daha uygun boyuta göre değiştirmediği sonucuna vardık Sadece Kaminoluların yurdunda yasıyordu."

Jedi Konseyi,Obi-Wan'a sorgulama için Jango'yu Coruscant'a getirmesini emredince, Obi-Wan yağmurla ıslanmış iniş platformunda, filmin en önemli dövüş sahnelerinin çekildiği bölüm, kaçan ödül avcısı ile yüzleşir. Lucas ,Nick Gilard, Aktörler ve dublörlerin hepsi hangi hareketleri yakalamaları gerektiğini ya da hangi kamera acısından kaçınmaları gerektiğini söyleyen animatiklere güveniyorlardı. David Dazaretz ve ekibi animatiklere Jango ve Obi-Wan'in üç boyutlu animatiklerini ekledi. Bunu yaparken 'Hareketin yakalanması yoluyla canlandırma' yöntemini kullandı. Dazaretz: “ILM'e gittik ve orada hareket yakalamadan sorumlu Jeff Light ile çalıştık.ILM'den karate çalışmış birkaç çocuk bulduk ve onlara çok fazla el ele dövüş hareketleri ve bunun gibi pek çok hareket gösterdik George Avustralya'ya gitmeden az evvel dövüşler için çok hızlı bir storyboard yapımı süreci oldu. Animasyonlarda bu storyboardları gıptayla izledik. Animasyon sahnelerini özel bir ağ yoluyla Avustralya'ya gönderdik, böylece George ne yaptığımızı görüp fikir verebildi. Bir buçuk haftada neredeyse 100 çekim yapmayı başardık, böylelikle animasyonlar çekimde kullanmaları için zamanında ellerinde oluyordu."

Obi-Wan ile Jango Fett arasında geçen iniş platformundaki çarpışma Ewan McGregor'un filmdeki en karışık dövüş sahnesiydi. Nick Gillard ile çekilen sayısız koreografi denemeleri sonunda meydana çıktı. Temuera Morrison: "Bir gün dövüş sahnesini yağmurda çektim ve bu yetti. Kask biraz klastrofobikti ve solunum güçlüğü yaşattı. Nefes alıp verdiğimde cam buharlanıyordu ve hiçbir şey göremiyordum. Ayrıca içeriden de bir şey duyamıyordum. Böylece ayakta dikilip bekliyordum acaba 'action' dediler mi demediler mi diyerek. Yerime yağmurda dövüş sahnelerinin çoğunu çeken yakışıklı bir dublör bulabildiklerinde çok memnun oldum. Karşılaştığımızda 'Mate,iste bu benim kaskım. Bunu tak ve iki gün ıslanmaya git.' dedim."

Lucas: "McGregor ve Morrison'un sahnelerini çekerken,Ben Burtt ikinci birimin dublaj sahnelerini çekiyordu. Gizli Tehlike'den farklı olarak, Klonların Saldırısı’nda ana çekim ekibinden ayrı çalışan belirli bir ikinci birim ekibi yoktu. Daha ziyade birinci birim çekimlerinden bir hafta sonra ikinci birim sahneleri çekilip ekleniyordu. Sonra tek bir günde Burtt ve çok küçük kamera ekibi bu çekimleri yakalıyordu” Burtt: "Esasen,ikinci birim bir günlük oluşan Ad Hac gruplar seklinde çalışıyordu. İş bittiğinde dağılıyor, sonra ihtiyaç olduğunda yeniden toplanıyordu."

Bir bakıma, Bölüm 2 için ikinci birim yükü Lucas'ın amaçları nedeniyle sıra dışı bir şekilde hafifti. Çünkü o daha zor dublör sahnelerini ILM'de yaratılan aktörlerin bilgisayar ortamında oluşturulmuş replikleri ile yakalamak istiyordu. Lucas: "Bölüm 2'de şimdiye kadar kullandığımızdan çok daha fazla dijital dublör kullandık. Aktörler kadar gerçek gözükmeliydiler. Bu daha önce bir sorundu. Ama bu sefer sanırım basardık. Bazı dublaj sahnelerinde ve daha karışık sahnelerde gerçek yada dijital olduklarını anlamayacaksınız. Aktörü dublör oyuncusundan çok daha gerçekçi bir biçimde temsil eden farksız bir klon yaratabildik."

Dijital dublörlerin yaratımı filmde çok daha seçkin olduğundan, onlarla ilgili yapılan araştırma ve geliştirme çalışmaları ILM'deki ekipler için ana çalışma konusu oldu. John Knoll: "Dijital dublörlerle bütünüyle yeni bir realizme kavuştuk. George'dan aldığımız talimata göre dijital dublörlerin diz üstü seviyesinden itibaren çalışmaları gerekiyordu.Bu da cok daha gerçekçi giyim, saç ve deri seçimleri gerektiriyordu. Daha önce yaptıklarımıza kıyasla bu çalışma çok daha ayrıntılıydı."

Başlangıç olarak,esas oyuncuların tümü siber görünümlüydü. Sadece dijital dublör çalışmalarına yardımcı olmak için değil, ayrıca filmin piyasaya çıkışı ile pazarlanacak ve satılacak figürlerdeki gerçekçiliği yansıtmak isteniyordu. Siber tarama süreci bir özne üzerine lazer ışığı ve kamera tutmayı içeriyordu. Bu durumda aktörler 360 derecelik yuvarlak bir masada oturuyorlardı. Öznenin etrafında dönerek lazer, kamera ile kaydedilmiş ve bilgisayar modeline baz oluşturacak şekilde dosya olarak transfer edilebilir çevrelenmiş bir imajı kaldırıyordu. Genel olarak bu işlemin tamamlanması 17 saniye alıyordu.

Obi-Wan ile Jango Fett'in dövüş sahneleri için dijital dublörlerin serbestçe kullanılmasına rağmen zamanın darlığı ve dövüşün karışıklığı Lucas ve ikinci birim için ilk görüntü çekimleri boyunca tamamen kullanılmasını imkansız hale getirdi. Kalan sahneler 2001 Mart’ında çekildi.

Jango Fett sonunda dövüşü kazanır ve oğlu Boba Fett ile Kamino'dan uzaklaşır. Obi-Wan gemi havalanırken izleme cihazını yerleştirmeyi başarmıştır. Delta 7'siyle Jango Fett'i takip eder. Her iki gemi de Geonosis gezegeni yakınında bir asteroit tarlasındadırlar. Obi-Wan avcı iken av durumuna düşmüştür.

İlk airspeeder kovalamacasında olduğu gibi bilgisayar yapımı arka plan ve gemiler Ewan McGregor ve Teumira Morrison'un kendi kokpitlerindeki gerçek çekimleri ile birleştirildi. Dinamik hareketlerin çoğu kamera hareketlendirmesi ile canlandırıldı. Çünkü bu gemiler speederlardan farklı olarak çok büyüktü. Birleştirme aşamasında ILM çekimlere heyecan katmak amacıyla,kamera titremeleri ve diğer efektleri de ekledi.

Büyük plazma ekranlarda yansıtılan animatikler aktörleri kokpitte yönlendiriyordu .Morrison: "Eğlenceliydi. Sete girdiğimizde, çekeceğimiz sahnenin çoktan canlandırılmış versiyonunu hazırlamış oluyorlardı. Ekrana bunu koyabiliyorlardı ve bizde görebiliyorduk .Takip sahnelerinin tamamı bu yöntem kullanılarak tamamlandı. Uzay gemisinin içerisinden gösteriliyordu. Böylece bende nerede olduğumu görebiliyordum ve uygun hareketleri yapabiliyordum. Canlandırılmış parçaları görmek ve böylece sonradan neye dönüşecekleri hakkında fikir edinmek güzeldi."

Obi-Wan, kızıl kayalı Geonosis gezegenine inmek üzeredir Jango Fett'i asteroitler yardımıyla atlatmayı başarmıştır. Fakat ineceği yerde nelerle karsılaşacağı konusunda en ufak bir fikri bile yoktur.

Kamino sahnelerinin çekimleri diğer sahnelere nazaran çekim acısından daha zordu. Çünkü hiç olmayan yaratıklar,mekanlar ve klonlar karşısında rol yapmak gerekiyordu.