Bölüm 10
Çiftliğe Dönüş
 

Lucas: "Çekimleri yaparken materyalleri bir araya getiriyorum sonra düzeltme odasına gidebiliyor ve iyi vakit geçiriyorum. Filmin organik olmasından hoşlanıyorum ve onu değiştiriyorum. Birçok materyali yakalıyor ve bütün eğlenceyi içerisine yerleştiriyorum ve sonra kesiyorum."

Ben Burtt görüntü çekimleri suresince filmden kesilen parçaları bir araya getirdi. Bunlar ve Lucas'ın notları, gündelik çekimlerle de birleştirildi. Lucas ve Burtt çiftliğin ana evindeki düzeltme odasında oturdukları zaman gerçek montaj işlemlerini yapıyorlardı .Düzeltme işlemlerinin ekipmanları Lucas ve Burtt tarafından onların daha önceki çalışmalarındaki gibi kurulmuştu. Tabi ki tipik olarak Burtt parçalı sahnenin uzun kesiminde birkaç dakika Lucas ile çalışacaktı. Ve sahnenin doğru durumda olup olmadığını tartışacaklardı. Her sahne Avid dijital düzeltme sistemine girildi.

Burtt: "Çekimlerden sonra çiftliğe geldik, ne yaptığımıza bakmak için George ile filmi izledik. Bu noktada kendine özgü düşüncelerini sürekli anlatıyordu. Bazen her sahnede bazense her pixelde.Elimizde çekim olarak ne varsa sisteme girdik. İstediğimiz sahneyi yada herhangi bir zamandaki çekimi bulabiliyorduk. George bazen kesilmiş sahnelere bakıp şöyle diyordu; 'Hadi izleyelim elimizde ne var.' Sonra sahneleri çağırıp hafızamızı tazeliyorduk. Sonra materyaller eklenerek oluşan yeni görüntü üzerinde yeniden çalışmaya başlıyorduk."

Burtt'un diğer bir sorumluluğu da geçici elementleri biriktirip bunlar kullanılarak ILM tarafından görüntü efektleri oluşturulmadan Lucas'ın görmesini sağlamaktı. Burtt: "Bazen aktörler setin sadece bir bölümündedirler veya etraflarındaki herşey mavidir. Bu tür bir teknik ile çalışmak zordur.”

Videomatikler yeni tamamlandığında Burtt sanat departmanındaki çalışmaları toparladı. Bulut, dağ, yer ve gökyüzü gibi imajlar stoklardan çıkarılmıştı. Burtt: "Bu imajları kullanarak mavi ekran çekimlerini yapılandırdık.Karakterlerin bulundukları yerlerin arka planlarını yerleştirdik.Sahnelere bilgisayarla yaratılmış karakterlerin yerleştirilmesi aşamasına gelindiğinde bu karakterlerin yer aldıkları alanları temizleyip animasyonları yerleştirdik."

İlk kesim 2001 Şubatı ortasında tamamlandı. Lucas, Burtt, McCallum ve birkaç kişi filmi izlediler. Bu ilk gözden geçirmede, Lucas hikayede neleri açıklama ihtiyacı duyduğunu, hangi sahnelerin tamamen tatmin edici olmadığını ve hangi sahnelerin gereksiz olduğunu belirledi. İlk kesim 3 saat sürdü. Lucas: "Gelecek adım gereksiz gibi görünen pek çok kısmı metinden çıkartmak olacaktı. Bir senaryo yazdığınız zaman bir noktayı düzenlemek için aynı şeyin seyirci tarafından onaylandığını umarak 3 kez yapabilirsiniz. Ama filmi gördüğünüzde ayni şeyi 3 kez yapmaya ihtiyacınız olmadığının farkına varırsınız. Ama siz sadece filmi gördükten sonra farkına varırsınız ve nasıl etkileri olacağını filmin tamamının metnini yazınca görürsünüz. Benim yaptığım ilk şey gereksiz olan sahneleri çıkartmaktı. Ondan sonra hala orada olan sahneleri daha da sıkma yoluna gittim. Bunu gereksiz diyalogları ve kurguları çıkararak yaptım."

Ben Burtt: "George hiçbir şeyin kutsal olmadığı düşüncesiyle odaya geldi. O filme bir seyircinin yapabileceği gibi baktı ve onu çok inceleyici bir bakış açısı ile değerlendirdi. Diyalog çizgisinde eksilik gördüğü kısmi attı. Düzeltme odasındaki ilk çalışmada gereksiz olarak düşündüğü herşeyi atmakta çok serbesti."

Lucas: "Sonraki adım hikayede kayıp elementleri tayin etmekti. Film boyunca gerekli olmayan sahnelerden dolayı çıkarılan parçalarda sorunlar vardı. Bu kısımlar ihtiyacımız olan bilgi parçalarını içermeli ve bazı durumlarda geri koyulabilmeliydiler. Bazı kısımlardaki boşlukları doldurmak için yeni sahneler yazdım.Geri dönüp çeşitli düzeltmeler yapıyor ve yeniden yazılmış sahneleri çekiyordum. Tekrar kestim, tekrar yazdım sonra çektim. Genelde ana bir bölümü çekene dek en az 2-3 çekim şansım olur. Bu ek planlar önceden belirlenmiştir ve bütçeye dahildir. Ayrıca oyuncularımızın kontratlarında da belirtilmiştir. Bu normal üretim gibidir, istisnai olarak bir bütünü bir seferde belli bir periyot içerisinde yapmak yerine, yapım parçalara ayrılmıştır."

McCallum: "Filmin ana çekim surecinde yapmak istediği ilk olarak malzemeyi yığın olarak ortaya koymak ondan sonra düzeltme aşamasında ayrıntılar üzerinde endişelenmektir. George bir ressam gibi başlar. Resmi yaparken bir adım geri atıp resmin bütününe bakar ve tekrar resme döner. Bunu sadece bizim yapım yöntemimizle başarabilirsiniz. Bir ana görüntüleme takvimi sonrası ek çekim programı yaparak."


Ealing Stüdyoları’ndaki 2001 Mart-Nisan döneminde gerçekleştirilen ek çekimler şu sahneleri kapsıyordu: Droid fabrikası, Anakin ve Padme Naboo yolculuğunda, Arena savaşının bir bölümü, Obi-Wan Jango Fett dövüşü, Anakin'in Tusken kampına yolculuğu, Saray ek sahneleri, Jango Fett-Zam Wesell sahnesi, Palpatine'in ofis sahnesi, Yoda-Mace 'in Anakin ile Obi-Wan'ı konseyde kabulü.

Lucas'in Skywalker çiftliğine dönüşü ile filme yeni malzemeler ekledi ve bazı küçük parçaların eksikliğini gördü ve bunlar Ekim-Kasım’da gerçekleştirilecek ek çekimlerde düzeltilecekti. Lucas da dünyanın geri kalanı gibi insanlığı sarsacak olaydan haberdar değildi. Sonbahar çekimlerinden 6 hafta önce kaçırılan 4 uçak ile ABD'deki şimdiye kadar gerçekleştirilen en korkunç terörist saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırı ile oluşan sıkıntılar aktörlerin ve yapım ekibinin havayolunu çok riskli bulmasından dolayı filmdeki ek çekimlerin gecikmesine hatta durmasına sebep oldu.

McCallum: "Düzinelerce film yapımı bu nedenle durdu. Biz durmadık. Fakat insanların seyahat ile ilgili korkuları konusunda hassas davrandık.Oyuncuları aradım ve Kanada'ya kadar araba ile gelmelerini teklif ettim, oradan da istedikleri yere uçabileceklerini söyledim. Kimse bu teklifimi kabul etmedi fakat böyle bir seçeneklerinin olmasından hoşnut oldular ve hiçbir problem çıkmadı. Bunlara rağmen bahar çekimleri 12 günümüzü aldı.” Bu sürenin 6 günlük periyodunda Dooku ile çekilen final dövüş sahnesi, Shmi Skywalker'ın ölümü, Geonosis Jedi muharebesi, Tatooine'deki akşam yemeği, Mace Windu-Obiwan-Yoda'nin tapınak koridoru sahnesi, Anakin-Palpatine arasında geçen ofis konuşması, Anakin-Obi-Wan asansör sahnesi çekildi. Bu ek çekimlerde olabildiğince az fiziki setle ve ILM tarafından yaratılan dijital mekanlarla çalışıldı.

Kasım ayında Londra-Soho'daki kayıt stüdyolarında otomatik diyalog yerleştirme üzerinde çalışıldı. ADR işlemlerinde oyuncu bir mikrofon önünde duruyor, yüzünü karsısında yansıtılan filme dönerek setteki ses performansını yineliyordu. Birçok filmde ADR kullanılmakta, Yıldız Savaşları gibi oldukça çok aksiyon ve efekt içeren filmlerde bu kaçınılmaz hale geliyor. Matt Wood: "Karakterler gemi ve platformlarda metal zeminlerde yürüdüklerinde ses açısından bunun yansıtılmasında problemler ortaya çıkıyor. Sette ses doğru olarak alınamıyor. Çünkü bu zeminler çoğu zaman karakterlerin hareketleri sırasında tahta gıcırdaması gibi sesler çıkarıyor. Film içerisinde %85 diyalogu yeniden yerleştirdik .Ayrıca yüksek çözünürlüklü kameralar ile ilgili bazı ekipmanlar sesin şiddetini yayıyordu. Bu önemli bir problemdi. Geniş banttaki ses insan sesinin frekansı ile ayni idi.Bunun anlamı dışarıdan filtreleme kullanmadan sesleri kaliteli hale getiremeyeceğimizdi."

ADR Ealing çekimlerinden önceki Mart ayında başlamıştı. Wood kayıt stüdyosunda seslerle sürekli çalışıyordu. Wood ve Lucas bilgisayarda yaratılmış karakterlerin diyaloglarını kaydediyorlardı. Seslendirme sanatçılarının performansları ile ILM tarafından geliştirilen animasyonların bir kısmi bu sürede tamamlandı. Diğer dijital karakterlerin sesleri Skywalker Sound’da kaydedildi. Wood: "Birçok aktör Avustralya ve Yeni Zelanda'daydı, bunların stüdyoya gelmeleri için dünyanın yarısını uçmaları gerekiyordu. Biz bir link kurmak suretiyle kayıtlar için çalışma ortamını ayarladık. Oyuncular ile çiftlik arasındaki bu sistem binlerce mil uçmaya gerek kalmadan George'un sesleri dinlemesini kaliteleri konusunda kararlar vermesini kolaylaştırıyordu. Sesler onaylandıktan sonra dijital dosyalar halinde kaydediliyor ve bize gönderiliyordu."

Kasım ayındaki ADR surecinde Ewan McGregor iki tam gün çalıştı. En hızlı ve sorunsuz kayıt Anthony Daniels'ınki oldu.Ocak-Şubat 2002'deki son ADR surecinde Hayden Christensen, Natalie Portman ve Frank Oz'un kayıtları tamamlandı. Lucas Ve McCallum son bir defa İngiltere’ye dönerek Elstree Stüdyolarındaki ek birkaç çekimi yaptılar-Ayrıca John Williams'ın müziklerini dinleyeceklerdi.

Bir önceki Eylül ayından beri filmin müzikleri üzerinde çalışan John Williams, George Lucas ile sahneler üzerinde çalışmak üzere bir araya geldi. Williams efsanevi Abey Road Stüdyolarında Ocak ayında kayıtları yaptı. Londra Senfoni Orkestrası ile çalışan Williams'ın 3 aylık besteleme süreci sonunda olağanüstü müziklere dönüşmüştü. Kayıt süresi boyunca Lucas ve McCallum da Abey'de idi. 13 gün boyunca günde 2 çalışma ile yapılan kayıtlarda orkestra ana salonda notaları müziğe dönüştürürken Lucas ve McCallum canlı dinleme imkanına sahip oluyorlardı.

Orkestra besteleri müziğe dökerken yeni bir yönteme başvuruldu. Filmin görüntüleri bir ekran yardımı ile gösterilirken ilgili sahnenin müziği çalınıyordu. McCallum: "İlk defa filmin müziklerini dinliyorduk. Bu oldukça şok edici. Çünkü önceki filmlerde bugüne kadar geçici parçalar kullandık. Parçaları filme bağlantısız bir şekilde sonradan görüntü ile birleştiriyorduk. Bu ise çok yeni ve farklı bir çalışma metodu. Fakat olağanüstü çünkü John Williams fantastik bir adam."

Postprodüksiyon döneminde kaydedilen müzikler ile filmin sesleri ve ses efektleri entegre edildi. Bunlardan biri de speeder kovalamacasındaki motor sesleri idi. Ben Burtt'ün hazırladığı ses efektleri katman-katman, sahne-sahne inceleme ve yerleştirme yapıldı. Ses editörleri ses uyumu üzerinde çalışmalar yaptılar.

Avid'de yapılan bu ayak üstü düzenlemelerden çok daha karışık olarak da ana fotografiden birkaç hafta önce başlayıp filmin 16 Mayıs 2002'de gösterime girmesinden sadece haftalar önce biten iki yıllık bir üretim süreci boyunca ILM tarafından yapılan iki binden fazla tam ölçekli görsel efekt çekimi vardı. Bu süre boyunca görsel efekt süpervizörleri John Knoll, Pablo Helman, Ben Snow ve Dennis Murren ile animasyon yönetmeni Rob Coleman ve yüzlerce görsel ve dijital efekt sanatçısı kendilerini işe adadılar, tamamlanan görüntüleri David Dozoretz ve Dan Gregoire ve ekibinin önceden üretilmiş animatiklerine ek olarak Erik Tiemens ve Ryan Church'ün dijital resimleri üzerinde inşa ettiler. ''Animatikler bize sadece sette oyuncular ve ekibe final görüntülerin nasıl olacağı konusunda bir fikir vermede yardımcı olmakla kalmadı, ayrıca ILM'e verebileceğimiz somut şeyler oldular. Animatikler netti ve yanlış yorumlanamazlardı: 'Bu her kenarda 8 kare olan 3 saniyelik bir çekim, onbeş milimetrelik bir lens, yerden yüzseksen santim yukarıda-bunu yeniden üretin.' Böylece pek çok yanlış anlamanın önüne geçtik. Bu da görsel efektlerde paradan ve zamandan tasarruf etmemizi sağladı'' dedi Rick McCallum. Para ve vakti boşa harcamak asla Lucas'ın tarzı olmamıştı. Aslında filmin mekanlarını ve pek çok yardımcı karakterini sağlayan efektlerin hayati önemde olmasına rağmen, yönetmenin kusursuz efektler için gereğinden fazla vakit ve kaynak harcamaya niyeti yoktu. Lucas ''Ben iyi ya da kötü, çalışan bir film yapmaktan yanayım'' dedi. ''Filmin izleyiciyi eğlendirmesini, duygularını harekete geçirmesini ve öğretmesini istiyorum-ama teknik olarak mükemmel olması o kadar da önemli değil, çünkü teknik mükemmelliğin hikayenin kendisini anlatmayla hiç bir ilgisi yok.''

''Teknik olarak, ilk Star Wars bir şakaydı,'' diye yorum yaptı Lucas, ''Normalde sonunda mal olduğundan on kat daha pahalıya gelmesi gereken bir film yapmaya çalışıyordum, bu yüzden pek çok yerde hileler yapmak, ne olduğunu görmeyi zorlaştıracak bulanık görüntüler üretmek ve improvize etmek zorunda kaldım. Buna ek olarak, bizim orijinal Star Wars'ta yaptıklarımızın çoğu, teknik bir anlamda, daha önce hiç yapılmamıştı. Bunların hepsi prototipti, ve sonuç olarak, pek de iyi değillerdi. Ama Star Wars bir hikaye olarak yine de çalıştı ve benim için önemli olan da buydu. Bu yeni filmde de öyle. Efektler insanların teknik hata ve eksiklikleri fark etmesini engellemeye yetecek kadar iyi olduğu sürece, hikaye anlatılıyor demekti. Hikayenin akışı efektlerce bozulmuyorsa benim için de bir sorun yoktu.'' 

Tamamlandığı zaman altı tam film ve on iki saatten fazla sahne süresi içerecek olan bu hikayenin devasa ölçeği, daha önce başka bir film yapımcısı tarafından denenmiş bir şey değildi. Lucas her bölümü diğerleriyle uyumlu olması gereken bu kadar büyük bir hikaye anlatmada çıkması kaçınılmaz aksaklıklardan haberdardı. Lucas ''Büyük bir hikaye anlatıp her parçanın diğerleriyle uyumlu hareket etmesini sağlamak çok zor,'' diye itirafta bulundu. ''Bunu gerçekleştirmede kullandığım yollardan biri de, Episode I ve II'de ilk üçlemeyi çağrıştıracak sahneler yaratmak oldu. Bunu aynı temanın tekrarlandığı müzikal bir motife benzetiyorum.'' 

Fakat diğer tüm Star Wars bölümleri gibi bu film de kendi başına ayakta durup eşsiz ve ayırt edilebilir olmalı ''Episode IV, V ve VI neşeli, hafif filmlerdi'' dedi Lucas, ''Çünkü ben de o zaman öyle hissediyordum ve bu tür bir hikaye anlatmak istiyordum. Ama her zaman da bu filmlerin arkasında çok karanlık bir tema olduğunun farkındaydım ve bu hikayeyi de şimdi Episode I, II ve III'le anlatıyoruz. Eğer oturup üç filmi de sırasıyla izlerseniz, öykünün Episode I'de masumiyetten Episode III'te çok karanlık bir noktaya geldiğini göreceksiniz.'' 

''Ve Episode II beni bir uçtan ötekine taşıması gereken filmdi, bu yüzden tam doğru tonda olmalıydı-ve bu tonu bulduğumuzu düşünüyorum. Hem kendine özgü melankolik bir havası var, hem de eğlenceli. Ve nispeten mutlu bir sonu olan hoş bir filme benziyor, en azından Anakin ve Padmé'yle. Ancak bunu alıp daha büyük resimle birlikte baktığınızda gerçeği görüyorsunuz. Anakin'in kişiliğinde onu sonunda batıracak olan hatalar görüyorsunuz. Bu filmde bunun sadece başlangıcı var ama bir sonraki bölüme kadar bunlar ön plana çıkmayacak.'' 

Star Wars: Episode II Attack Of the Clones'un gösterime girmesiyle Lucas ve çok sayıda işbirlikçisi üç nesil sinema seyircisinin hayal güçlerine-özellikle de Star Wars izleyici kitlesinin çekirdeğini oluşturan ergenlik öncesi çocukların- hitap eden epik mitolojik bir masalın tamamlanmasından sadece bir film uzaktalar.

''George sekiz-on iki yaş arası çocukların dünyasını iyi biliyor,'' diye sonlandırdı Rick McCallum sözlerini. ''Tüm servet ve güce rağmen, George'u eşsiz kılan şey bir çocuğun bakış açısına sahip olması. Dünyayı böyle görüyor. Açık ve meraklı, ve bunları çok değerli olarak görüyor. Herkes büyür ve o dönemden çıkar, ve elbette George da bir seviyede çıktı, ama onun tüm varlığı aslında orada. Ve bu da, her şeyden çok, Star Wars'un sırrı.''